İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezun ve Mensupları Vakfı

  Vakıf Senedi
 E-Posta

 Önemli
web adresleri


 


ADRES :


Halaskargazi C.
No: 299-301
Kuran İş Merkezi
Kat: 2B
Şişli – İstanbul

Tel: 0212 343 20 50
 Faks: 0212 343 20 53


KROKİYİ GÖRMEK
İÇİN TIKLAYIN




 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 


 

50 Yılda Kanımızca Çok Şeyler Yapıldı - Nihat BATUR

Ben lise tahsilimi Galatasaray Lisesinde tamamladıktan sonra 1951 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde Maliye-İşletme bölümlerinden 1955 yılında mezun olarak hayata atıldım. Bir çok güzel teklif almama rağmen derhal vatan borcumu tamamlamak üzere askere gittim. 6 ay okul, 1 yıl kıta hizmeti tamamlayarak serbest hayata döndüm.

Fakülteye geldiğimde şaşkınlık içersindeydim! Çünkü istemeyerek ve bilmeyerek seçtiğim bu meslekte, şaşkın vaziyetiyle Fakülteye daha ilk günlerde biraz yakın bulduğum hocalarımla bilgi almak üzere ileride neler yapabileceğimizi soruyor: ”Buraya gelirken bana mı sordun? Seni bu fakülteye kırmızı dipli balmumu damgalı davetiyeyle mi çağırdılar!” gibi üzücü cevaplar alıyordum.

Galatasaray’da okurken öğrendiğim birliktelik, arkadaşlığı, dayanışmayı burada aramak üzere ve bana ileriye dönük verecek bilgiler almak üzere varlığını Karaköy’de Lacivert Han’da sürdürdüğünü duyduğum, 1 Mart 1943 yılınca kurulmuş bulunan İktisat Fakültesi Mezunlar Cemiyeti’nin kapısının bir zincirle kapatılmış olduğunu üzülerek gördüm. Yani artık iş başa düşmüştü.

Ayakta durmak amacıyla Bankalar caddesi No:15’te bulunan Işık handa bir “muhasebe ve danışma bürosu” açtım. Bir taraftan işimi geliştirmek için müşteri ararken “İthal Malları Fiyat Kontrol Dairesi”nin eleman almak üzere ilan verdiğini öğrendim. Böylece, 01.09.1957 günü başarılı bir imtihan sonunda İthal Malları Fiyat Kontrol Dairesi’nde fiyat kontrol uzmanı olarak göreve başladım. 1985 yılı sonunda kademe kademe yükseldiğim ve çok sevdiğim dairemden Daire Başkanı olarak, teşkilatın serbest rejimin sonrasında ekonomik hayatımızdan çıkartılmasıyla emekli oldum. Bir süre serbest hayatta çalışmaya devam ettim.

Bu teşkilatta çalışmaya başladığımda daha ilk günlerde Galatasaray’daki birliği, birbirimize desteği aramaya başlamıştım. Tesadüfen bir gün İktisat Fakültesi Mezunlar Cemiyeti’nin eski Ticaret Odası’nın bulunduğu 4’üncü Vakıf Han’da bir konferansı olduğunu öğrendim. Bildirilen gün ve saatte konferans yerine sınıf ve daireden arkadaşım rahmetli Gürbüz Şerifsoy’la gittik. Bizden başka katılan olmadığını görüp, o gün fakültemizde hocamız olan Asistan Nefi Kavacı’nın konferans vereceğini öğrendik Sayın Kavacı konferans yerine, çok daha önemli olan Cemiyet sorunlarını dile getiren bir konuşma yaptı. Toplantı sonunda aynı yerde Cemiyet yönetim kurulu yapılacağını ve muhakkak bu toplantıya katılmamızı önerdiler. O gün toplantıya gittim ve yönetim kuruluna girdim.

İlk görevim Cemiyet Genel Sekreteri idi. Rahmetli Şemsettin Güler’in başkanlığında bir süre çalıştık. Nedendir bilmiyorum, Şemsettin Güler ve bazı arkadaşlar bizi benimseyememişlerdi. Bir anda başsız kalmıştık. Eskileri hiç tanımıyorduk. Bu arada eski mezunlarımızdan rahmetli Ali Tokmakoğlu’nu ikna ederek yönetim kurulu başkanlığına getirdik. Ben başkan yardımcılığına, rahmetli vefakar dostum Zeki Erginsu genel sekreterliğe geldik.

Şu anda Cemiyet Divan Başkanımız Orhan Sofuoğlu, rahmetli Faruk Çehreli ve Yalçın Sarı gibi değerli arkadaşlarımızla hedefe ulaşmaya çalıştık. Aradan bir yıl geçmişti ki Sayın Oktay Emed Ziraat Bankası Bahçekapı şubesi Müdür Yardımcısı olarak müfettişlik görevinden transfer edilmişti. İşte, bu tayini fırsat bilerek rahmetli Ali Tokmakoğlu’nun emaneten üstlendiği görevi genel kurulda Oktay Emed’e devrettik. Böylece 1958 yılıyla aktif bir çalışma havasına giriyordu. Sayın Oktay Emed’in başkanımız olmasıyla hedefimize ulaşma çabalarına başladık.

Aşağıda sıraladığım, bir cemiyetin yaşaması için gerekli 4 ana hedefi gerçekleştirmek amacını arkadaşlarıma aşılamaya çalıştım ve başardım.

1-      Cemiyetimizin kendi malı olan bir binası ve lokali olmalı.

2-      Mezunlarımızın çoğunlukla bulunduğu illerde şubeler veya temsil binaları açılmalı.

3-      Görüş ve düşüncelerimizi gerek mezun gerek kamuya duyurabilecek bir basın organı (İktisat Dergisi) derhal yayınlanmalı.

4-      Yılda hiç olmasa bir kez, genel anlamda ekonomik hayatımızın ana konularından birini ele alacak, kamuya açık toplantılar düzenlenmeli.

 Burada amacım 1923’de Büyük Atatürk’ün başlatmış oldukları İktisat Haftası’nı tekrar gündeme getirecek örnek bir çalışmanın adımlarını atmaktı. Arkadaşlarım bu görüşe aynı inançla çok sıcak baktılar ve el birliğiyle hedefe ulaştık.

Nitekim ilk hedefimiz olan lokale kavuşmayı, düzenlediğimiz bir eşya piyangosundan sağlanan gelir yanında, cefakâr mezunumuz Rahmetli Yüzbaşı Rahmi Göker’in çalışmaları sonucu toplanan teberrularla ve düzenlediğimiz balolardan elde edilen hâsılatlarla hedefe ulaşmanın mutluluğunu yaşadık.

Hiç unutmuyorum ilk balomuzu Hilton’da yaptık. Mezunlarımızı henüz tamamıyla tanımıyorduk. Galatasaray Lisesi’nden mezun olan bilahare benim gibi İktisat Fakültesine girmiş mezun ağabeylerimizin yardımlarını aldım ve başardım. O günkü toplantıda benim misafirim olan Arslan Tuğla Fabrikası’nın sahibi rahmetli Güngör Özarslan şaşırmış bir ifadeyle (kendisi de Galatasaray Liseliydi) “Ağabey bu toplantı Galatasaray toplantısı mı, iktisatlılar toplantısı mı?” diyerek hayretini gizleyemedi. Neticede gayretimiz boşa gitmemiş, başarıya ulaşmaya başlamıştık.

Nitekim birlikte çalışmamızın ana hedefi olan binaya sahip olmuş ve 15 Eylül 1964’te,  restorasyonu tamamlanmış olarak, başta rahmetli Mithat Dağdeviren ve bizlerin gayretiyle Tünel, Galip Dede Caddesi, No:48 Mustafa Sacit Apt. 1. katında lokal binamıza kavuşmuştuk.

Bu arada Mayıs, Haziran aylarında çalışmalarımıza hız verdiğimiz İktisat dergisinin ilk sayısını 1 Temmuz 1964 günü Oktay Emed, Reşat Umur ve bendeniz başarıyla basın hayatına soktuk. Yönetim kurulunda görev alanlar da bizden farksız canla başla çalışıyorlardı. Sayın Reşat Umur, matbaa sahibi olarak bizlere çok büyük kolaylık gösteriyordu. Basım yayını sağladığı gibi parasal yönden sıkıldığımız günlerde her kolaylığı gösteriyordu. Ne mutluyum ki 1 Temmuz 1964 yılında yayım hayatımıza giren cemiyetimizin yayın organı İktisat Dergisi başarıyla basın hayatına devam etmektedir.

Dergimizin beşinci yayın yılıydı. Zamanın Turizm ve Tanıtma Bakanı Sayın Kürşat Beyefendiyi Ankara’da makamında ziyaret etmiştik. Kendileri de bir süre fakültemizde okuduklarını belirttiler ve dergimizi iftiharla izlediklerini söylediler. Çok sevinmiştik. Daha sonra ziyaret ettiğimiz, o günün Basın Yayın Genel Müdürü sayın Yusuf Tavus beyin, “Derginiz bu tarz çıkartılan dergiler arasında her yönüyle baş sırada bulunuyor.” sözleriyle ayrı bir gurur vesilesi bulduk.

Yukarıda da temas ettiğimiz üzere nihayet 1975 yılında yönetim kurulundan bir yıllık ayrılıktan sonra yeniden Cemiyet Başkanlığına seçildim.  Güzel bir programın başında İktisat Haftalarını programa almıştık. Amaç ve düşüncemiz 1923 yılında Büyük Atatürk’ün başlattığı Birinci İktisat Kongresi’ni yaşatacak kaynakları toplamak ve hiç olmasa 10 yıllık bir tecrübe sonrası Cemiyetçe böyle bir kongre oluşturmaktı.

Böylece her yıl ekonomiyle uzaktan veya yakından alakası bulunan herkesi memnun edecek İktisat Haftalarını gündeme getirecek gerek ilim gerek tanınmış iş adamlarımızın ve politik azalarımızın kıymetli fikir ve kanaatlerini ülkemiz yararına, kalkınmamıza ışık tutacak şekilde aksettirmekti. O günden bugüne devam eden yıllık ekonomik projeksiyon  çalışmalarımız başarıyla, fedakarca devam ediyor ve titizlikle izleniyoruz.

Bu bölüm çalışmalarımıza maddi yönden büyük güç katan rahmetli Şaban Çavuşoğlu’nu,  Borusan’ın başarılı sahibi Asım Kocabıyık’ı ve rahmetli Prof. Dr. Yüksel Ülken’i asla unutmayacağız.

Son olarak camiamıza güç kazandıracak bir diğer kaynak olarak İktisat Vakfı’nı kurduk. Sayın Mehmet Emanet ve sayın Natık Buda kardeşlerimin 3 yıllık uğraşları sonunda böyle bir kuruluş, sayın Prof. Dr. Esfender Korkmaz‘ın oturum başkanı olduğu genel kurulumuzdan geçerek gerçekleşti.

Vakfımızın ilk mütevelli heyeti başkanı rahmetli Talat Orhon ve çalışma arkadaşlarına sabırlı çalışmalarından dolayı teşekkürü borç biliyorum. Cemiyetimiz gibi bu kuruluşumuz da bizim öz varlığımızdır. Ona da destek vermek ve yüceltmek görevimiz olmalıdır.

Değerli mezunlarımız cemiyetimizin bir kuruluşunun Cemiyet Divanı olduğunu asla unutmayalım. Eski bir mezununuz ve mensubunuz olarak divan heyetimizin yazarlarını çok gördüm. Başta yönetim kurulumuz ve üyelerimiz, son günlerde varlığını unuttukları bugünlere gelmemizi gerçekleştiren Cemiyetin büyük güç kaynağı Divan Heyetini hatıralarından asla çıkarmasınlar.

Sevgili iktisatlılar. 50 yıllık bir süre içinde kanımca çok şeyler yapıldı. Ancak bir tek dileğim var ki bunu Cemiyetimiz Başkanlığına ve Divan Başkanlığına da ilettiğim gibi Vakfımızın Başkanlığına da eski bir üye olarak duyurdum. Camiamızın günümüzde büyük eksikliğini gördüğüm “İktisatlılar Sosyal Dayanışma Eğitim ve Kültür Merkezi”ni kurmalıyız. Bir yıldan uzun süredir gündeme sunduğum bu hayırlı kuruluşun oluşmasında kimse girişimde bulunmuyor. Cemiyetimizin tüzüğü de, Vakfımızın ana hedefi de böyle bir oluşuma çok müsaittir. Ayrı bir sandık şeklinde teberrularla yaşayacak olan kuruluşu sizlerden bekliyorum. Para bir sorun değil. Aidatlarını yatıran her mensubumuz 1 YTL’yi de teberru ve hudutlu teberru olarak bu kuruluşun sermayesine aktarırsa, kimse de üzülmeyecektir.