|
Fakültemizin 71. kuruluş
yıldönümü vesilesi ile talebelik yıllarımda hafızamda kalan
anılarımdan birkaçını sizlerle paylaşmak istiyorum.
-
Yıl 1961,
fakültenin 1. sınıfındayım. Yer büyük anfi. Hocamız Süleyman Barda.
Rahmetli hocamız tipik hareketleriyle ders anlatıyor, anfi de
tamamen dolu. Bir ara beni sıkıntı bastı ve yerimden kalkıp kürsü
yakınındaki kapıdan çıkmak istedim. Ama kapı bir türlü açılmıyor.
Uğraşıyorum, açamıyorum. Bir iki dakika sonra salonda büyük bir
alkış tufanı ve hocam yanıma gelmiş. Kibarca, “dur evladım, ben sana
kapıyı açayım” dedi ve beni dışarı çıkardı. Mahcubiyetten dilim
tutuldu ve hocama teşekkür bile edemedim. Bu arada hocamın hiçbir
derste bu kadar büyük alkış aldığını da zannetmiyorum. Nur içinde
yatsın…
-
Yine çok
sevdiğimiz ve derslerini ilgiyle izlediğimiz Yüksel Ülken hocamız.
Her ders öncesi anlattığı fıkralarla bizleri derse bağlamasını çok
iyi bilirdi… “Yıl 1962, mevsim ilkbahar. Hava ısınıyor. Toprak
sıcak, gökyüzü masmavi, ağaçlar yaprakları ve çiçekleriyle donanmış
ve topraktan bir solucan kafasını çıkarıp, derin nefes alıyor.
Hayata bağlılığını coşkuyla dile getirirken hemen yanındaki solucana
güzel şeyler söyleyerek duygularını ve aşkını ifade ediyor. Öteki
solucan da cevap veriyor. Hey ne yapıyorsun, ben senin
kuyruğunum!..” Kıssadan hisse, mekanı cennet olsun…
-
Mezuniyet yılım,
yıl 1965. Feridun Ergin hocamın maliye dersinden yazılı oldum.
Sözlü sınava ise Kenan Bulutoğlu hocam geldi. Daha bana soru
sormadan, “Oflaz ne demektir” dedi. Ben de heyecanla, “soyadı hocam”
dedim. Sonra iki soru daha yöneltti. Ben de hiç durmadan anlattım ve
mezun oldum heyecanı ile odadan çıktım. Listeler asılınca bir de
baktım ki çakmışım. Bir hafta kendime gelemedim. Sonra tekrar sınav,
tekrar sözlü, ben yine Kenan Bulutoğlu hocamın karşısındayım. İlk
sorusu yine aynı: “Oflaz ne demektir?” Ben de soyadımın lügat
manasını anlattım. Sonra çok basit bir soru sordu, daha iki cümle
söylemeden “tamam, mezun oldun” dedi. Sonradan öğrendim ki kendisi
koyu Karadenizli. Ben ne bileyim OF ve LAZ’dan oluşan soyadıma
takılacağını…
Hocamın kulağını çınlattık. Kendisine sağlık içerisinde uzun bir
ömür diliyorum.
|