|
Fakültenin 3. sınıfında, 1960 yılında, Prof. Dr. Şükrü Baban’ın bir
dersindeydik. Sanıyorum ders “pratik ders” niteliğindeydi. Hocamız
öğrencilerin çeşitli sorularını alıyor ve cevaplıyordu. Ben liseyi
ve üniversiteyi burslu okuduğum ve bir an önce mezun olup
müfettişlik sınavlarını kazanıp aileme katkıda bulunmayı düşündüğüm
için şöyle bir konuyu dile getirdim: “Müfettişlik sınavlarında
Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunları daha şanslı oluyor.
Bizim fakülte bu konuda acaba benzer bir çalışma ya da uygulama
içinde olabilir mi?”
Değerli
hocamız bu soruya fevkalade sinirlendi. “Burası üniversitedir,
fakültedir, burada bilim yapılır. Burası müfettişlik sınavlarına
öğrenci hazırlayan bir yüksek okul değildir.” şeklinde adeta beni
paylayarak cevapladı.
Bu
konuşma hiç aklımdan çıkmaz. Cevap ve üslup ilk anda belki beni
şaşırtmış olabilir. Ama hocamız çok doğruyu söylemişti.
Daha
sonra müfettişlik sınavlarına ayrı bir programla hazırlanmaya
başladım ve Maliye Bakanlığı teftiş Kurulu’na da girmeyi başardım.
|