İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezun ve Mensupları Vakfı

  Vakıf Senedi
 E-Posta

 Önemli
web adresleri


 


ADRES :


Halaskargazi C.
No: 299-301
Kuran İş Merkezi
Kat: 2B
Şişli – İstanbul

Tel: 0212 343 20 50
 Faks: 0212 343 20 53


KROKİYİ GÖRMEK
İÇİN TIKLAYIN



 

 

 

 

 

 

 

Sizi Bekleyen ve Sizden Beklenen

Toktamış Ateş
(1969 Yıllığı'ndaki yazısı)

Sırtında Fatih Medresesinin beş yüz senelik mirasını taşıyan İstanbul Üniversitesi'nin İktisat Fakültesi'ni bitiren arkadaşlarıma, aynı yoldan henüz yeni geçmiş bir kişi olarak söylemek istediğim bazı şeyler olacak.

Öncelikle belirtmek isterim ki; beş yüz senelik bir mirası taşımak ne kadar gurur vericiyse, eğer o mirasın terekesinde bulunan medrese zihniyeti, molla ve müderris zihniyetinden kurtulmak henüz mümkün olmadıysa, bu miras onu taşıyanlara ancak utanç verir, ya da utanç vermelidir. Geçmişimizden geleceğimize doğru uzanan çizgi içinde tarihin akışına ayak uyduramazsak, yok olmaya mahkûm oluruz. Oysa ki, bir toplumun kendini yokluğa mahkûm etmeğe hakkı yoktur. Zira geçmiş nesillerin bırakmış oldukları maddî ve manevî miras, o toplumun salt o dönemdeki üyelerine değil, aynı zamanda gelecek nesillere de aittir. Bugün yapılan bir ihanet; hem düne ihanettir, hem de yarın'a ihanet.

Hayat kapısının eşiğinde pür inanç dolu, pür iyi niyet dolu olan sizleri, düzenimizin köhne, çürümüş kurumları ve yozlaşmış kişileri beklemektedir.

Önce köşeleriniz törpülenmeye başlanacak. Direneceksiniz. Kendinizi çarkın dişlileri arasında, biçiminizi bozmadan korumaya çalışacaksınız. Ama ne kadar süreyle, kaç sene?

Sizi bekleyen hayat çift yönlü;

Bir yanda; kahrolası bir boyun bükme ve mutlu azınlığa katılma şansı. Öte yanda; gururlu bir direniş ve yok olmama savaşı.

Bir yanda; aşağılatıcı bir el oğuşturma ve beğenmediklerimiz tarafından beğenilme şansı. Öte yanda; şerefinden taviz vermeden ezilmeme savaşı.

Bir yanda; "fert olarak ne yapabilirim?", ya da "bu düzende herkes yapıyor ,ben de yaparım" gibisinden düşüncelerle yavaş yavaş yok olmaya başlama. Öte yanda; her gün yeniden tazelenme, sevgiyle, inançla her gün yeni bir kavgaya başlayabilecek gücü yitirmeme savaşı.

Bir yanda; ezen ve sömüren ve ezen ve sömürenin yardakçıları ve yardakçıların uşakları ve bunların yalanları, dolanları, çürümüş ahlâkları, inançları, lüksleri, otomobilleri, apartmanları, öte yanda; ezilen ve sömürülen. Yani halkın.. Ve Sen..

Yani bir yanda; Nedim, Nef'î, Bakî. Bir yanda; Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Dadaloğlu.

Bir yanda Adana'nın bar ve pavyonlarında akan şampanya; öte yanda Çukurova'da çeltik işçisinin alnından akan ter.

Bir yanda Samsun'un Amerikan pazarında satılan kullanılmış iç çamaşırları; öte yanda Kırşehir'de buğday biçen kadınların çatlamış ayakları.